TÜRKİYE’NİN DÜNYAYA AÇILAN YENİ KAPISI:
SABİHA GÖKÇEN ULUSLAR ARASI HAVAALANI
21. Yüzyılın ilk haftasında Türkiye yeni bir simgeye kavuştu. Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı stratejik konumu, fonksiyonel mimarisi, ulaşım olanakları ve kullanım alanlarıyla Türkiye’nin geleceğine bir köprü kuruyor. Teknolojinin son olanaklarına sahip modern donanımının yanı sıra ismiyle örtüşen zarif mimarisi de Sabiha Gökçen’i benzerlerinden farklı kılıyor. Metal ve grinin farklı tonları yoğun gün ışığı ve gök mavisiyle farklı bir anlam buluyor. Sabiha Gökçen, gökyüzünden inen konuklarını şefkatli bir ana gibi kucaklıyor.
Sabiha Gökçen Havaalanı, tıpkı adını taşıdığı, Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen gibi Türkiye’ye yeni ufuklar açmaya hazırlanıyor. Ülkeye, ulaşım, dış ticaret, havacılık ve teknoloji gibi bir çok alanda hizmet verecek “İleri Teknoloji Endüstri Parkı” projesinin ilk adımı olan Havaalanı, bölgenin gelecekte bir teknoloji üssüne dönüşmesine öncülük edecek. Tıpkı yıllar önce Sabiha Gökçen’in Türk kadınlarına iş hayatının her alanında erkeklerle eşit roller üstlenmesine öncülük ettiği gibi.